Cevdet Akbay - Memleketim Solhan/Bingol

BiNGÖL
http://www.bingol.gov.tr/

SOLHAN
http://www.solhan.bel.tr/

BİNGÖL ÇOBANLARI

Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum,
Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum,
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların ..
Bu tenha derelerin,Bu vahşi kayaların
Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,
Her gün aynı pınardan doldurur destimizi
Kırlara açılırız çıngıraklarımızla.

                                                        Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski yeni,
                                                        Kuzular bize söyler yılların geçtiğini.
                                                        Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek;
                                                       Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek,
                                                       Dolaştırıp dururuz daüssılayı.
                                                       Her adım uyandırır ayrı bir hatırayı!

                                                                                                        Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda;
                                                                                                        Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam,
                                                                                                       Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda,
                                                                                                       Suna’mın başka köye gelin gittiği akşam.
                                                                                                       Gün biter, sürü yatar sararan bir ayla,
                                                                                                       Çoban hicranlarını basar bağrına yayla..
                                                                                                       Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al
                                                                                                       Diye hıçkırır kaval;

                                                      Bir çoban parçasısın olmasan bile koyun,
                                                      Daima eğeceksin başkalarına boyun.
                                                      Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı;
                                                      Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı
                                                      Uçan kuşları düşün geçen kervanları an..
                                                     Mademki kara bahtın adını koydu çoban!

Nasıl yaşadığımdan ne içip yediğimden,
Çıngırak seslerinin dağlara değdiğinden
Anlattı uzun uzun…
Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun
Nadir duyabildiği taze bir heyecanla..
Karıştım ogün bugün, bu zavallı çobanla,
Gönlümü yayla yaptım Bingöl Çobanlarına.

                                                                                                                      Kemalettin Kamil KAMU

Tarih

Tarih

Bingöl'ün bilinen en eski ismi Cebel-cur dur. Cebel dağ, Cur akan anlamındadır. Bu kelimenin zamanla Çabakçur şeklinde telaffuz edildiği ihtimali kuvvetlidir. Zaten Çabakçur akan temiz su anlamına gelir.

Evliya Çelebiye göre bu isim Büyük İskender tarafından verilmiştir. Rivayete göre Büyük İskender vücudundaki dayanılmaz ağrılar için nice hekimlere baş vurduğu halde şifa bulamaz. Bunun üzerine Ab-Ul Hayat (ölümsüz hayat) suyunu aramaya başlar. Uzun aramalardan sonra kaynağı kendisi olmasa da o sudan içip dayanılmaz ağrılardan kurtulur. Faydasını gördüğü bu suya "Makdis lisanı" üzerine cennet suyu anlamına gelen Çabakçur adını verir. Doktorlarına, sizlerin çare bulmadığınız ağrılarıma Allah cennet ırmaklarından deva verdi. Burada benim adıma bir kale yapın ve adını Çabakçur koyun demiştir. Daha sonra çeşitli kaynaklarda Mingöl olarak karşımıza çıkar. Mingöl göller bölgesi anlamındadır. Mingöl kelimesi de zamanla halk tarafından Bingöl şeklinde telaffuz edilmiş bin tane göl anlamındadır.

Daha sonra Bingöl'e Çevlik denmiştir. Bağ bahçe anlamındadır. Bu ad günümüzde yöre halkı tarafından halen kullanılmaktadır.

1874 yılında yapılan bir idari düzenlemeye dayanılarak 1881 de Bitlis vilayeti kuruldu. Çabakçur ve Genç bölgesi Bitlis Vilayetine, Kiğı Erzincan'a, Karlıova Muş'a bağlandı.

Cumhuriyetin ilanından sonra 1926 yılında Elazığ, 1929 senesinde Muş'a bağlanan Bingöl, 1936 yılında çıkarılan bir kanunla il haline getirildi. Bu kanunun Bingöl iline ait metni aynen şöyledir. "Yeniden 9 kaza ve 5 vilayet teşkiline ve bunlarla 32 Nahiyeye ait Kadrolar Hakkında Kanun

Kanunun numarası:2885

Kabul Tarihi:25-12-1935

Resmi Gazete ile Neşir ve ilanı: 4 Ocak 1936

Numara:3197

Madde 5: Muş vilayetinin Çabakçur, Genç, Solhan, Bingöl kazaları ile Erzincan vilayetinin Kiğı kazasından teşekkül etmek ve merkezi Çabakçur kasabası olmak üzere Bingöl vilayeti kurulmuştur."

1945 yılında il merkezi olan Çabakçur'un adı Bingöl olarak değiştirilmiştir.



1243 Selçukların Kösedağ savaşını kaybetmesiyle Anadolu'da Moğol istilası başlamış ve Bingöl Moğolların istilasına uğramıştır. "Doğudan gelen Moğol taarruzu karşısında Harzemlilerden Bereket, Sarıhan aşiretleri, Cebellibereket'e Solhan aşireti de aynı ismi taşıyan mıntıkaya gelmişlerdir.Rivayete göre ordusu dağılan Harzemşah civar köylerden birine saklandığı bir sırada hariç bir köylü şahı görmüş ve yanına yaklaşarak Ahlat'ta kardeşimi öldüren (Harzemşah) budur diye onu kargısıyla öldürmüştür. Zazalar bundan sonra Şah'ın yattığı bu yeri türbe ittihaz eylemişler ve Solhan aşiretinin meskun olduğu köye de Harzemşah köyü denilmiştir.

1514'de Yavuz Sultan Selim Bingöl'ün kuzeyini,Erzincan,Tercan ve Erzurum'u Osmanlıların hakimiyetine sokmuştu.

Çapakçur beylerinden Süleyman Bey,Osmanlıların egemenliğini kabul ederek , Çapakçur(Bingöl) Osmanlılara geçti.

"Çapakçur ve havalisi Süleyman Beye, diğer kaleler de Ahmet beye düşmüştü. Osmanlı himayesinde yaşayan bu kardeşler ilk zamanlarda iyi geçindilerse de sonraları araları açıldı. Ahmet Beyin teşebbüsü ile Bab-ı Ali Süleyman Beyi ittiham etti ve hatta bir fermanla Süleyman Bey,Çapakçur'da idam edildi. Süleyman Beyin idamından sonra oğlu Maksut Bey Osmanlı hizmetine girerek ve Kanuni ile Nehçivan seferine çıkıp Arap çayı önünde büyük yararlıklar gösterdiğinden kanuni pederlerinden Mevrus Çapakçur kalesini Maksut Beye,ocaklık namıyla tefviz eyledi."

Kanuni Sultan Süleyman Diyarbakır eyaletini teşkil ettiğinde Çapakçur'u Sancak olarak buraya bağlamış. Bingöl Osmanlılar için önemli bir yere sahipti. Çünkü Bingöl Osmanlıların İran'a karşı yürüttüğü mücadelelerde bir üs olarak kullanıldığı gibi ekonomik bakımdan da önem arz etmektedir.

"23 Mayıs 1554'te Kanuni Sultan Süleyman Bingöl yöresinde idi.Göynük suyu boyundaki Hokhzik denilen yerde yeniçeriler Sultanı büyük bir törenle karşıladılar.

Çapakçur 1578 Şirvan'a asker gönderdi. Safeviler'e karşı bu şehir ve kaleyi korudu.

"19.yüzyılın ikinci yarısında eyaletlerin kaldırılmasından sonra Çapakçur Bitlis Vilayetinin Genç sancağı içerisinde yer alan ve aynı adı taşıyan Kaza'nın merkezi oldu. V.Cuinet'e göre 19. Yüzyılların sonlarında Çapakçur 450 haneli 8 dükkanlı bir fırını olan meyve bahçeleri ve üzüm bağlarıyla çevrili küçük bir yerleşme yeri idi ve nüfusu da 1075 kadardı. Ayrıca burada Şayak adı verilen kaba bir dokuma üretiliyor ve çevredeki yerlere gönderiliyordu.

Cumhuriyetin ilanı ülkenin her yerinde sevinç ve coşkuyla karşılandı. Kiğılılar da Atatürk'e çektiği telgraflarla mutluluklarını belirttiler. "Kiğılılar adına bu telgrafı çekenler Zeynel zade Mustafa ve İmam Hacı Mehmet Efendidir."

Cumhuriyetin ilanından sonra sistemi istemeyen bazı kesimler Şeyh Said önderliğinde örgütlenerek 1925'te Genç merkez olmak üzere isyan ettiler. Bu isyan kısa bir sürede bastırıldı

 


Solhan zengin bir tarihi geçmişe sahiptir. Hititler, Huriler ,Urartular devrinde çeşitli olaylara sahne olan Solhan zamanımıza kadar olan tarihini kısaca şöyle açıklaya biliriz.

M.Ö 2000 yıllarında Fırat nehri kıyısında Vasukani şehrini kurup bütün Anadolu'ya yayılan tarihte Mitaniler olarak bilinen Huriler M.Ö 1360 ta Hitit'lerin Torosları aşıp kendilerini sıkıştırması ve yeni krallık devrinde Şuppililuma Mitani prensini kendisine damat edinip himayesi altına almasından dolayı Harput,Bingöl ve Muş dolaylarında hakimiyetlerini kaybettiler.

M.Ö 1200 yıllarında Hitit devletinin yıkılması ile Van bölgesinde yerleşen Urartular batıya doğru genişleyerek Bitlis,Muş ve Bingöl'ü alıp Murat ırmağı vadisine ilerlediler.M.Ö 745 yıllarında Asurluların hakimiyetine geçen bölge M.Ö 612 yılında Med, Babil ve Urartuların saldırısıyla Medlerin hakimiyetine geçmiş.

M.Ö 550 yılında Kurs Medleri yenerek Pers devletini kurması batıya akınlara başlamasıyla İskender imparatorluğu sınırları içerisinde kalan bölge İskenderin ölümünden sonra Selef Kürslerin eline geçmiştir.M.Ö 200-189 yıllarında yeniden canlanıp Adıyaman'ın güneybatısında Komojen krallığını kurdular. Doğuya doğru ilerleyerek Vana kadar uzanan bölgeyi ele geçirmişlerdir.

1071 tarihine kadar Roma hakimiyetinde kalan bölge Selçukluların egemenliğine geçmiş bir süre sonra Selçuklularda iktidar savaşı ve iç karışıklar başladıktan sonra Moğollar Anadolu'ya saldırdılar 1245 Köse dağ savaşında Selçukluların yenilmesi bölgeyle birlikte tüm Anadolu'ya hakim oldular.Yeni beyliklerin ortaya çıktıklarını görüyoruz. Diyarbakır,ı kendilerine yurt edinen Akkoyunlular 1394 yıllarında Bingöl, Erzurum, Erzincan'da hakimiyet kurmuşlardır.

1473 yılında Otlukbeli savaşında Uzun Hasan'ın yenilmesi Solhan ilçemizin de içinde bulunduğu bölge Osmanlı egemenliğine geçmiştir. Bundan sonra yörede İran hakimiyeti görülse de Şah İsmail'in 1514 Çaldıran savaşında Osmanlılara yenilmesiyle Yavuz Sultan Selim tarafından Doğu Anadolu'da birlik tesisi görevini vezir Bıyıklı Mehmet Paşa ile İdrisi Bitlisi'ne vermiştir.Vilayet nizamnamesi gereğince teşkilatlanmada Solhan ve Muş yöresi 1864 yıllarında Erzurum eyaletine bağlandı.

1.Dünya savaşı yıllarında kısa bir süre Rus işgali altında kalan Solhan 1929 yılında nahiye olarak Muş iline 25 aralık 1935 tarihinde 2555 sayılı kanunla il olan Bingöl'e 4 ocak 1936 tarihinde ilçe olarak bağlanmıştır.

Vilayetlerin yeniden teşkilatlanması sırasında Solhan, 1864 yılında Erzurum eyaletine bağlanmıştır. I. Dünya Savaşı yıllarında kısa bir süre Rus işgaline uğramıştır. 1929 yılında nahiye olarak Muş iline ve 4 Ocak 1936 tarihinde de Bingöl iline bağlanmıştır.

İlçenin yüzölçümü 1114 km2 dir. Bunun il yüzölçümüne oranı yüzde 13.71'dir. İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 1395 metredir. İl merkezine uzaklığı 60 km'dir.Bir doğa harikası olan "Yüzen Ada" bu ilçenin sınırları içindedir.

İlçenin 2 belediyesi, 26 köyü mevcuttur. Köyaltı yerleşim birimi (mezra) sayısı 133'tür. Belediye sınırları içinde 7 mahalle muhtarlığı vardır. Bunların 4 tanesi ilçe belediyesi, 3 tanesi de Arakonak Belediye sınırları içindedir.

1997 Genel Nüfus Tespitine göre, İlçenin toplam nüfusu 35.327'dir. Bu nüfusun yüzde 49.84'ü kentsel, yüzde 51.36'sı kırsal nüfustur. İlçede km2 başına 32 kişi düşmektedir.

Doğu Anadolu Bölgesi'nde, Bingöl'ün bir ilçesi olan Solhan, doğusunda Muş, batısında Bingöl, kuzeyinde Karlıova ve Varto, güneyinde de Diyarbakır ve Genç ilçesi ile çevrelenmiştir. İstanbul İran transit yolu üzerinde olup, Bingöl İli'ne 60 km. uzaklıktadır. İlçe, Doğu Anadolu Bölgesi'nin yüksek yayları üzerinde bulunmaktadır. İlçe topraklarının büyük bölümünü engebeli alanlar ve meralar oluşturmaktadır. Güneydoğu Torosların devamı niteliğindeki dağlar ilçenin güney sınırlarından geçmektedir. Bölgedeki dağların yüksekliği 2000 m.yi geçer. İlçe topraklarının bir bölümü lav örtüsüyle kaplıdır. Bu engebeli arazi üzerinde bulunan dağların en önemlileri Şerafetin Dağları'dır. İlçenin kuzeyini tamamen kaplayan Şerafetin Dağları'nın en yüksek noktalarını ; 2388 m. yükseklikteki Esentepe ve 2675 m. yükseklikteki Şahin tepe oluşturmaktadır. Bu dağlar arasında geniş meralar yer almaktadır. İlçenin en önemli akarsuyu Murat Irmağı'dır. İlçe dışında ise Buğlan Çayı Baz Deresi, Masala Deresi önemli akarsularıdır. İlçenin önemli yaylaları ise; Şerafetin, Ağması Çevkani, kuçekan, Kandil ve Kabak Yaylalarıdır. Denizden yüksekliği 1395 m. olan ilçenin yüzölçümü 1.114 km2'dir. Toplam nüfusu ise 17.608'dir.

İlçenin ekonomisi büyük ölçüde hayvancılığa dayalıdır. Az miktarda da buğday, elma, ceviz, arpa, soğan ve dut yetiştirilmektedir.

Solhan, eski ismiyle Boğlan, ilçenin 2 km. batısında yer alan Mezgeft adı ile anılan yerde, Anadolu Selçuklu Beylerinden “Beyoğlan” adında bir beyin yönetiminde kaldığı için bu ismi almıştır. Zamanla bu sözcük halk dilinde değişime uğramış, Boğlan olarak anılmaya başlanmış, 1932 yılında da Solhan adını almıştır.

Solhan ve yöresinin tarihi ile ilgili kesin bilgi olmamakla birlikte, bu yöredeki yerleşimin Hititlere kadar uzandığı bilinmektedir. M.Ö 2000 yıllarında Fırat nehri kıyısında Vasukani şehrini kurup bütün Anadolu’ya yayılan Hurriler, M.Ö 1360 ta Hitit’lerin Torosları aşıp kendilerini sıkıştırması ve yeni krallık devrinde Şuppililuma Mitani prensini kendisine damat edinip himayesi altına almasından ötürü, Harput, Bingöl ve Muş dolaylarında hakimiyetlerini kaybetmişlerdir. M.Ö 1200 yıllarında Hitit devletinin yıkılması ile Van bölgesinde yerleşen Urartular batıya doğru genişleyerek Bitlis, Muş ve Bingöl’ü alıp Murat Irmağı Vadisine kadar ilerlediler. M.Ö 745 yıllarında Asurluların hakimiyetine geçen bölge , M.Ö 612 yılında Med, Babil ve Urartuların saldırısıyla Medlerin hakimiyetine geçmiştir. Daha sonra İskender'in Anadolu'yu ele geçirmesi ile, İskender İmparatorluğu sınırları içerisinde kalan yöre, Onun ölümünden sonra Seleukosların yönetimine girmiştir. Daha sonra da Romalıların eline geçmiştir.

Malazgirt savaşı'ndan (1071) sonra, Selçukluların egemenliğine geçmiş, Moğolların Anadolu’ya saldırıları ile, Köse Dağ Savaşında (1243) Selçukluların yenilmesi sonucu Moğollar bölgeye hakim olmuşlardır. Bu dönemde Diyarbakır'ı kendilerine yurt edinen Akkoyunlular 1394 yıllarında Bingöl, Erzurum, Erzincan' da da hakimiyet kurmuşlardır. 1473 yılında Otlukbeli Savaşı'nda Uzun Hasan'ın yenilmesi, Solhan'ın da içinde bulunduğu bölge, Osmanlı egemenliğine geçmiştir. Bundan sonra yörede İran hakimiyeti görülse de Şah İsmail’in 1514 Çaldıran Savaşı'nda Osmanlılara yenilmesiyle Yavuz Sultan Selim tarafından Doğu Anadolu'da birlik tesisi görevini vezir Bıyıklı Mehmet Paşa ile İdarisi Bitlisi (Kürt beyi) ne vermiştir. Vilayet nizamnamesi gereğince teşkilatlanmada Solhan ve Muş yöresi 1864 yıllarında Erzurum eyaletine bağlanmış,

I.Dünya savaşı yıllarında kısa bir süre Rus işgali altında kalan Solhan 1929 yılında nahiye olarak Muş iline bağlanmış, 1936 tarihinde de ilçe konumuna getirilerek Bingöl İli'ne bağlanmıştır.


 

BiNGÖL'DE TURiZM

COGRAFi  YAPI

Bingöl İli, özellikle doğa zenginliği ile yerli ve yabancı turistleri kendine çekebilecek potansiyele sahiptir. Tarih boyunca Bingöl'ün birçok kavimler tarafından otlak ve yayla olarak kullanılması sonucu, ilin önemli tarihi eserlere sahip olması mümkün olmamıştır. Bu nedenle, ilin kültür turizmi açısından fazla bir beklentisi bulunmamaktadır. Bingöl, temel çekiciliğini doğasının zenginliğinde ve güzelliğinde bulmaktadır.

Bingöl'ün doğa güzelliğini ünlü Türk yazarı ve gezgini Evliya Çelebi , seyahatname adlı eserinde uzun uzadıya anlatır. Evliya Çelebi , Türkiye'nin çeşitli yörelerinde bulunan yaylaları ismen sayar ve bu yaylaların içinde en meşhur, en güzel ve en beğenilen yaylanın Bingöl Yaylası olduğunu söyler. Ünlü gezgin, Bingöl yaylalarında bulunan bitki türlerinden, çok çeşitli çiçeklerden, göllerden ve bu göllerde yetişen balık türlerinden hayranlıkla söz eder ve göllerle ilgili efsaneleri dile getirir.

Yaylalar ve doğal göllerin yanında göletler, ormanlar, mesire yerleri, soğuk sular, termal su kaynakları, içmeler, Güneşin Doğuşu, Yüzen Ada, av turizmine ve kış sporları etkinliklerine uygunluk doğaya dönük turizm potansiyeli içinde sayılabilir. Turizm çeşitleri bu alanlarda yaygınlaştırılabilir. Konuya bu açıdan bakıldığında, yayla turizmi, sağlık turizmi, orman turizmi, av turizmi ve kış sporu etkinlikleri gerekli tedbirlerin alınması durumunda ilin sosyo-ekonomik kalkınmasına önemli ölçüde katkı sağlayacak alanlar olacaktır.

 

İstanbul İran transit yolu üzerinde Bingöl 60.km. uzaklıktadır. Doğusunda Muş batısında Bingöl kuzeyinde Karlıova ve Varto güneyinde Diyarbakır ve Genç bulunmaktadır. İlçemiz doğu Anadolu bölgesinin yüksek yayları üzerinde bulunmaktadır deniz seviyesindeki yükseklik 1395.m. Topraklarının % 93 unu engebeli alanlar ve meralar oluşturmaktadır. Güneydoğu Torosların devamı niteliğindeki dağlar ilçenin güney sınırlarından geçmekte olup sarp bir görünüm arz eder dağların yüksekliği 2000 m. yi geçer murat ırmağı vadisi küçük düzlükler il ilçe merkezinin yerleştiği küçük ova dışında, hemen hemen her tarıma müsait arazi bulunmaktadır.ilçe topraklarının bir bölümü lav örtüsüyle kaplıdır.Bu engebeli arazi üzerinde bulunan dağların en önemlileri Şerafetin dağlarıdır.ilçenin kuzeyini tamamı ile kaplayan Şerafetin dağlarının yüksek noktaları 2388.m Esen tepe ve 2675.m yükseklikteki Şahin tepe oluşturur bu dağlar arasında geniş meralar yer almaktadır. Zengin bitki örtüsüyle kaplıdır.önemli akarsuları Murat nehridir önemli yaylaları Şerafetin, Ağmasi Çevkani, kuçekan, kandil ve kabak yaylalarıdır. düzlük alanı tarihi şeref meydanıdır.ilçe dışında Buğlan çayı Baz deresi Masala deresi önemli akarsularıdır.

Güneydoğu Torosların devamı niteliğindeki dağlar ilçenin güney sınırlarından geçmekte olup oldukça sarp bir görünüm arz eder. Topraklarının %39 unu engebeli alanlar ve meralar oluşturmaktadır. Dağların yükseklikleri çok yerde 2000 metreyi geçer.

Murat ırmağı vadisindeki ve çevresindeki düzlükler ile ilçe merkezinin yerleştiği alanlarda tarıma elverişli araziler bulunmaktadır.

İlçe topraklarının bir bölümü lav örtüsü ile örtülüdür. Yaylaları oldukça zengin bitki örtüsü ile kaplıdır. İlçenin orman yapısı genellikle ilçenin güney kısımlarını yoğun bir şekilde teşkil eden meşenin yanında yer yer Ardıç, Sakız, Yabani Kavak, Alıç, Elma ağaçları bulunmaktadır

Önemli dağlar: Şerafettin Dağları, Haçiçe Dağı,Dıcar Dağları, Şeyh Yusuf Dağları

Göller : Arzenk gölü , Turna gölü (yüzen ada ), Gelintepe gölü, Harsevank gölü

Akarsu ve ırmaklar : İlçe sınırları içinde en önemli akarsu murat ırmağıdır. Van gölünün kuzeyindeki ala dağ dan doğar Muş ilçe merkezinde Kurt istasyonu yakınlarında Karasu nehri ile birleşerek Bingöl Muş Diyarbakır il sınırlarının kavşak noktasının kuzeyinden Bingöl il sınırlarına girerek il sınırları içinde birçok dere ve çay ile birleşerek Genç ilçesinden geçerek Elazığ il sınırına girer.Bingöl ili içinde toplam uzunluğu 96 km dir. Canut çayı, Kafik çayı, Amasi çayı, Elmasırtı çayı, Kale çayı, Masala deresi, Kerenger deresi, Haraba çayı, Bebin suyu diğer önemli akarsularındandır.

İKLİM YAPISI: Solhan ilçesinde karasal iklim hüküm sürmektedir. Yazları sıcak ve kurak kışları soğuk ve set geçer.Yağışlar kışın kar halinde ilkbahar ve sonbaharda Yağmur halinde görülür.

İlçemizde yılın bir kısmı don halinde geçer buda ulaşımı ve sosyal yaşamı olumsuz yönde etkiler.

Yurdumuz ortalamasına göre ilçemizde yaz günü ortalaması oldukça düşüktür.
 

YÜZEN ADA

 

   Solhan ilçesi Hazarşah Köyü Aksakal Göl mezrasındaki ada, o yörede yaşayan halk tarafından keşfedilmiştir. Söz konusu ada şimdiye kadar görülmemiş bir tabiat olayına sahiptir. Bingöl- Solhan karayolundan 4.5 km uzaklıktadır. Bingöl'ün turizmi doğa güzelliklerine dayanır. Yüzen ada tamamen doğaldır. Göl' ün üç tarafı dağlar ve tepelerle çevrilmiş düz arazi üzerinde bulunan krater göl konumundadır. Gölün şimdiki alanı 300 metrekarenin üzerindedir. Gölün derinliği 50 metreden fazla olduğu sanılmaktadır. Göle devamlı akıntı olduğu tespit edilmiştir. Gölün altından ve kemerlerinden giren su, Gölün alt tarafından, Gölden daha aşağıda olan dereyi beslemektedir. ufak ufak kaynaklar bu görüşü teyit etmektedir. Yaz ve kış aylarında su seviyesi aynı kalmaktadır. Su tatlı ve berrak olup, herhangi bir madensel tuz ihtiva etmemektedir. Balık yetiştirmek mümkündür. Gölün ortasinda hareket eden iki ada vardır. Adalar göl içinde bağımsızdır. Üstüne binildiği zaman sal gibi her tarafa ağır ağır hareket etmektedir. Adanın üzerinde 5 tane bodur ve dişbudak ağacı mevcuttur. Çevredeki bitkiler Gölün mevcut suyu ile beslenmektedir. Ada üzerinde bulunan ot köklerinin sarılıcı olmasi nedeniyle toprak tamamen bitki kökleri ile kaynamış ve yapışmış durumdadır.Ayrıca göl’ün ortasında bulunan ada’nın yapısı incelendiğinde çayır , ayrık otu ve suda yetişen çeşitli bitkilerin Ada üzerinde mevcut olduğu görülmektedir.Göl’ün çevresinde de çeşitli bitkilere rastlamak mümkündür.Yeşil alanın dışında kalan arazi Göl’den çok yüksektir: Çevresi meşe ve yeşil alan ile kaplıdır.

 

 

 

 

 

İlimiz Karlıova ilçesinin 3250 m. yükseklikteki Bingöl Dağlarının Kale Tepesi'nden " Güneşin Doğuşu"nu normal durumundan çok farklı seyretmek mümkündür. Her yıl 15 Temmuz-15 Ağustos tarihleri arasında en iyi şekilde seyredilebilir. "Güneşin Doğuşu" çok değişik şekillerde, normal halinden çok farklı, heyacanlı ve oldukça korkunç sahneler yaratmaktadır. Dünyada tam anlamıyla "Güneşin Doğuşu" iki yerden izlenir. Birincisi İsviçrenin Alp Dağlarından, ikincisi; Bingöl Dağlarının Kale Tepesi'nden seyredilir. Ulaşım imkanı güçtür. Karlıova ilçesine kadar yol asfalt, dağın zirvesine kadar ham yoldur. Dağın altına kadar arabayla gidildikten sonra zirveye 25-30 dk. yaya çıkılır. Etrafta soğuk su kaynakları ve yeşilllikler görülür. Yol güzergahında dinlenme, konaklama tesisleri mevcut değildir. Güneş doğarken ilk etapda hafif bir kızartı ile belirir. Kızartı etrafta çok renkli güzellikler ve dekorlar yaratır. Daha sonra insana korku veren bir karartı şeklini alır. Kızarıklıklar kor parçası haline gelir. Kor parçası içinde insan yüzünü andıran üç büyük leke (Siyah renkli) belirir. Güneş karartı halinde yavaş yavaş açılmaya başlar. Ufukta görülerek oluşumunu tamamlamak üzere iken altın bir küre gibi görünmeye başlar. Döndükçe etrafa binlerce ışık saçar. İnsanoğlunun daha önce görmediği renkleri o anda görmek mümkündür. Daha sonra güneş elmas parçası gibi kıristalleşip eski durumunu almaya başlar. Oldukça heyacanlı anlar yaşatır. Gözlerde yaşarma, ışık saçma ve anında seyr edememe gibi durumlar olur.

MAĞARALAR

 Bingöl ilinde belli bir tarihi geçmişe ve insan eliyle işlenmiş bir yapıya sahip olan mağaralar vardır.

Kiğı Çiçektepe Köyü Mağarası

Mağara, Kiğı ilçesinin Çiçektepe köyünde, Sivri Dağı'nın eteğinde bulunmaktadır. Mağarada iki oda, at için yer, yemlik ve çocuk beşiği mevcuttur. Mağaranın bulunduğu yer oldukça eğimli bir yapıya sahiptir. Ayrıca Mağara önündeki mevcut yolla Erzincan'a gidildiği rivayet edilmektedir.

Bu mağara, Kiğı'nın çok eski çağlardan beri insan topluluklarına mesken olduğunu göstermektedir.

Zağ Mağarası

Zağ Mağarası, Murat Nehri kıyısında, Gökçeli ve Yenidal köyleri arasında sarp bir kayalıkta bulunmaktadır. Murat Nehri'ne bakan tarafı yerden 200-300 metre yükseklikte olup kayaların oyulmasıyla yapılmıştır.

Mağara, üç kat üzerinde kurulmuştur. Her bir katında da 26 oda mevcuttur. Katlar arası geçiş yuvarlak bacalarla, odadan odaya geçişler ise kapılarla sağlanmıştır. Birinci katta Zahire deposu olarak kullanıldığı sanılan kuyular, alt katta oturma odaları, en üst katta iki haremlik odası mevcuttur. Mağara zaman içinde hasar görmüşse de şu anda 17 odası hala yapısını korumaktadır.

Kalkanlı Köyü Mağaraları

Yayladere ilçesine bağlı Kalkanlı Köyü yakınlarında bulunan mağaralar, bir çok oyma sanatı ile süslenmiştir. Mağaralar ve mağaraların çevrelediği şelale turistik bir öneme sahiptir.

Kübik Mağarası

Kübik mağarası, Karlıova ilçesinin Kübik Köyü yakınlarındadır. Içinde cilalı Taş ve Tunç Devrine ait bazı kalıntılar vardır. Duvarlarında bir takım oymalar ve işlemeler mevcuttur.

Mesire Yerleri

DSİ Dinlenme Parkı

İl Merkezine 3 Km. uzaklıkta bulunan tesis, Bingöl II.Merhale Projesi Gayt Sulama Şebekesi'nin su alma yapısı olan ve Gayt Çayı üzerinde inşa edilen gayt regülatörünün bulunduğu sahanın düzenlenmesi sonucu halkın hizmetine sunulmuştur.

Atapark

İl merkezinden 10 km uzaklıkta olup, Bingöl-Elazığ Karayolu üzerindedir. Çevresi gür meşe ağaçlarıyla kaplıdır. Yolun 500 m. alt tarafından dar bir boğazdan akan Gayt Çayı ve çayın hemen karşısında bulunan dağlar ve platolar görünüme ayrı bir güzellik verir. Temiz ve içaçıcı bir havası olan parkın içindeki mevcut kaynak suyu çeşme haline getirilmiştir. Şehir merkezine yakın olduğundan ötürü yaz aylarında yerli ve yabancı turistler için uygun bir mesire yeridir.

Öz-Kale Vali Abdulkadir SARI Dinlenme ve Spor Tesisleri

Tesis Bingöl-Muş karayolunun 5 km. de (Şehir merkezinden 7 km.dir) Kaleönü mahallesindedir. 1985-1986 yıllarında 111.000 m2 lik bir alan üzerinde İl Özel İdaresince tesis edilen örnek meyve ve kavak bahçesi içindedir. Bu bahçe içindeki Vali Abdülkadir SARI Dinlenme ve Spor Tesislerine ait alan yaklaşık 7-8 dönümdür.

Tesis halka açık olup, her türlü yiyecek ve içeçek müstecir tarafından günlük olarak satılmakta olduğu gibi, piknik için gidenler kendi ihtiyaçlarını kendileri götürüp piknik yapmaları da mümkündür.

Kayak Evi ve Tesisleri

Bingöl, yeryüzü şekilleri ve iklimi itibariyle kış sporlarına oldukça elverişlidir. İl'de başlıca iki kayak tesisi mevcut olup, bunlardan Kiğı Kayak Evi 1988 de hizmete açılmış, bugün gayri faal durumdadır. Diğer kayak evi Merkez Yolçatı Kayak Evi ve Tesisi olup , sporcuların hizmetine açıktır.

F. Bal Kaymak Evleri

Bingöl-Elazığ karayolu üzerinde Kuruca Köyü içinde bulunmaktadır. Bu köy, civarın en güzel bal ve kaymaklarını çıkarmakta ve yöreden geçen yolcular, buranın meşhur bal ve kaymağını almadan geçmemektedirler. Bingöl Kayak Evine 4 km. mesafede bulunan bu köyde özel olarak açılan dükkanlardan saç ekmeği içerisinde bal ve kaymak müştereken satılmakta ve büyük ilgi görmektedir.
 

KÖYLERİMİZ

İlçeye bağlı toplam 26 köy ve 137 mezra vardır. Yörenin engebeli ve dağınık bir arazi yapısına sahip olması verilen hizmetlerin maliyetinin artmasına ve çeşitli zorluklara neden olmaktadır.

Köylerimizin hepsinin yolu vardır. Fakat bu yolların sanat yapıları ve stabilizelerinin yapılması gerekmektedir. Hizmetlerde çeşitli aksaklıklar vardır. Elbaşı,Göksu, Doğuyeli, Gençtavus, kale, Arslanbeyli-İnandık köylerinin grup yollar stabilizesiz ve sanat yapıları eksik olduğundan dolayı kış aylarında ulaşım güçlüğü ile karşı karşıya kalınmaktadır.

Doğuyeli ve Gençtavus köylerinde meydana gelen doğal afet nedeniyle bu köylerin bir kısmı ilçe merkezine yerleştirilmiştir.

 

AKARSULAR

İl sınırları içindeki uzunluğu bakımından en önemli akarsu peri suyudur. Toplam 258 Km. uzunluğa sahip peri suyu'nun il sınırları içersindeki uzunluğu ise 112 Km.dir. Güneydoğu yönünde akan Peri Suyu Kiğı sınırları içinde Çorik Dağından Fas deresini, daha güneyden Çobi Suyu ile Kalman Deresini alarak il sınırlarından çıkar. Tunceli il sınırları içinden geçerek Munzur suyu ile birleşir. Elazığda Yeşildere civarında Fırat nehri'ne karışır.

Murat nehri de ilin önemli akarsularından biridir. Van gölü'nün kuzeyindeki Aladağ'dan doğar.Muş ilçe merkezinde Kurt istasyonu yakınlarında Karasu ile birleşerek Bingöl - Muş - Diyarbakır il sınırlarının kavşak noktasının kuzeyinden Bingöl il sınırlarına girer. Bingöl il sınırları içinde çok sayıda dere ile birleşerek Genç ilçesine bağlı Doğanlı Köyünün kuzeyinden geçerek Elazığ İl sınırlarına girer. Bingöl ili içindeki toplam uzunluğu 96 km'dir

Murat nehri'nin bir kolu olan Göynük Suyu'nun başlangıç ve bitiş noktaları il sınırları içerisinde kalmaktadır. Bingöl dağlarının batı yamaçlarındaki Kargapazarı köyünden doğar, Çoriş dağlarından bazı dereleri alarak Ekinyolu Köyü yakınındaki Mendo Suyu ile birleşip, Genç ilçesi yakınlarında Murat Nehrine karışır.

 

NÜFUS DURUMU

2000 yıllında yapılan son genel nüfus sayımı sonuçlarına göre ilçenin nüfusu 33604 kişidir. Halkın % 48.28 si şehirde %51.72’ü köylerde yaşamaktadır. Bu nüfusun ilçe merkezine ve köylere göre dağılımı şöyledir:

İDARİ BİRİM ADI 1990 1997 2000
1.Şehir Merkezi 12191 17472 14325
2.Arakonak Beldesi 2058 2533 3656
3.Dilektepe  Köyü 840 665 662
4.Elbaşı Köyü 402 360 318
5.Eşmetaş Köyü 526 399 403
6.Göksü Köyü 323 200 190
7.Hazarşah Köyü 1.959 1.907 1.931
8.Murat Köyü 729 611 659
9.Mutluca Köyü 1.779 1.017 771
10.Şimşirpınar Köyü 582 524 392
11.Yenidal Köyü 2.191 2.042 1.992
12.Yiğitharman Köyü 1.245 1.062 1.143
13.Yenibaşak Köyü 1.127 1.504 1.528
14.Arslanbeyli Köyü 1.189 373 445
15.Asmakaya Köyü 1.128 306 499
16.Bozkanat Köyü 975 713 700
17.Demirkapı Köyü    322 346
18.Doğuyeli Köyü 370 198 215
19.Elmasırtı Köyü 842 487 512
20.Gelintepe Köyü 311 286 321
21.Gençtavus Köyü 641 427 356
22.İnandık Köyü 410 ---  103
23.Kale Köyü 754 517 565
24.Kırık Köyü 578 303 364
25.Oymapınar Köyü 928 342 344
26.Sükan Köyü 410 214 262
27.Sülünkaş Köyü 434 422 362
28.Tarhan Köyü 370 222 240
        Toplam  35.292 35.428 33.604

 

COĞRAFİ YAPI

Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Bingöl ili, 38 27' ve 40°27'doğu boylamlarıyla, 41°20' ve 39°54' kuzey enlemleri arasında bulunmaktadır.

Bingöl, doğuda Muş, kuzeyde Erzincan ve Erzurum, batıda Tunceli ve Elazığ, güneyde ise Diyarbakır ili ile komşudur.

Bingöl'ün ilçeler itibariyle yüzölçümü ve ilçe merkezlerinin deniz seviyesinden yükseklikleri Tablo-1'de görülmektedir.

Tablo-1'de görüldüğü üzere Bingöl'ün yüzölçümünün yüzde 22.82'si merkez ilçeye aittir. Merkez ilçeden sonra sırasıyla Genç, Karlıova ve Solhan gelmektedir. Rakımı en düşük ilçeler İl merkez ve Genç ilçe merkezidir.Rakımı en yüksek ilçe ise Karlıova'dır.

Tablo-1: İlçeler itibariyle yüzölçümü ve yükseklik
İlçenin Adı Yüzölçümü (KM2) Oran (%) Yükseklik (M)
Merkez 1790 21.69 1151
Adaklı 901 10.92 1500
Genç 1712 20.74 1125
Karlıova 1311 15.89 1940
Kiğı 368 4.45 1700
Solhan 1220 14.78 1395
Yayladere 429 5.20 1550
Yedisu 522 6.32 1500
Toplam 8.253 100  
Kaynak: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü

İlimizde belli başlı yaylalar ise; Bingöl Yaylası, Şerafettin Yaylaları, Genç'te Çötele (Çotla) Yaylası, Karlıova'da Hırhal ve Çavreş Yaylası, Kiğı'da Kiğı Yaylası ve Dağın Düzü Yaylaları, Adaklı'da Karer Yaylası'dır.

Hayvancılık için de çok elverişli olan bu yaylalar, Beritan aşireti (Bertyan) ve çevre köyler için vazgeçilmez özelliklere sahiptir. Yine bu yaylalarda yapılan arıcılıktan elde edilen bal yurdun her tarafından aranır duruma gelmiştir.

İKLİM:

Kuzeyden sokulan nemli-serin hava kütlelerine açık olması ve yükselti faktörü sebebiyle Bingöl ve çevresi yazları sıcak,kışları soğuk geçmektedir.Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre Bingöl’de yıllık ortalama sıcaklık 12.1 derecedir. Yıllık yağış tutarı 873.7 mm. kadar olup, kar yağışlı gün sayısı 24.5 gün, donlu gün sayısı ise 94.1 gün kadardır.

EKONOMİK DURUM

Ekonomik ve Tarımsal Durum:             

Genel olarak ilçe Ekonomisi Tarım ve Hayvancılığa dayanmaktadır. İlçe sınırları içerisindeki arazilerin %45.6’ını Tabii Çayır ve meralar oluşturmaktadır. Bu Potansiyelde ilçe Ekonomisinde Hayvancılık ağır basmaktadır. Çayır,mera ve yaylalar ilçe geneline yayılmakla beraber genellikle ilçenin kuzeyinde bulunan Şerafettin dağlarına uzanan bir şerit oluşturmaktadır. Burada bulunan yaylalar yıl boyunca dışardan gelen göçerlere (Beritanlılara) kiraya verilmektedir. 

İlçe ekonomisi hayvancılığa dayandığından beher hayvan başına verimi (et, süt, yapağı..vs) yükseltmeye yönelik ırk ıslahına çalışılmaktadır. Yetiştiricilik koşullarının iyileştirilmesi amacıyla yer bitkileri tarımı, hastalık ve zararlı populasyonun baskı altında tutulmasına yönelik mücadele hizmetleri desteklenmektedir.

İlçedeki Hayvan potansiyeli aşağıya çıkartılmıştır.           

Hayvan cinsi  Adet
Sığır Miktarı  5.433
Koyun Miktarı 18.910
Keçi 24.300
Manda Sayısı 12
At Miktarı 580
Katır 195
Eşek 1.400
Kanatlı 15.250

İlçe arazi varlığı aşağıya çıkarılmıştır.

Arazinin Cinsi. Hektar    Tüm Arazi İçindeki Payı. %
Tüm arazi genişliği 111.400 Hektar 100.0
Tarla arazisi   34.143 Dekar     3.1
Tabii-suni çayırlar   57.915 Dekar     5.2
Ormanlar 311.920 Dekar   28.0
Çayır ve meralar 507.984 Dekar   45.6
Tarım dışı kayalık ve taşlık 202.038 Dekar   18.1

İlçede genelde tarım alanlarında, buğday,arpa,mısır,çeltik,tütün,v.b. ürünler yetiştirilmektedir. İlçemizde sebzecilik alanında da çalışmalar yapılmakta olup henüz istenen düzeye ulaşılamamıştır. Bu konuda çiftçi eğitimine ağırlık verilerek üretim artırılmaya çalışılmaktadır. İlçe Tarım Müdürlüğünün 2004 yılında  tarım alanında DGDP ve Sıvat Projeleri gerçekleştirilmiş olup, tüm projeler başarıyla gerçekleştirilmiştir. İlçe Tarım Müdürlüğü ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca Sulama ve Meyvecilik alanında bir çok proje gerçekleştirilmiştir.

İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı periyodik olarak  yardımlar yanında okuma imkanı bulamamış genç kızlara yönelik kilimcilik faaliyetlerini sürdürülmektedir. Kilimcilik kurslarında 40 genç kız kilimcilik yapmaktadır. Yine iş imkanı sağlamak üzere Sosyal Riski Azaltma Projesi Azaltma çerçevesinde işsiz vatandaşların talepleri dikkate alınarak her türlü gelir getirici proje yapılmaktadır.

Ülke çapında uygulanan Şartlı Nakit Transferi Sağlık ve Eğitim Yardımları başvurularının tümü siteme girilmiştir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı 2005 yılı Haziran ayı sonu itibariyle çeşitli sebeplerden dolayı 1.819 kişiye toplam 112.475,00 YTL tutarında yardım yapılmıştır.

1990 yıllından bu yana uygulamaya konulan Bingöl-Muş kırsal kalkınma projesi kapsamında olan ilçemizde arazi sulama hizmetleri kaliteli tohumluk kullanımı, hayvan ırk ıslahı, orman köylüsünün kalkındırılması, çiftçi eğitimi faaliyetleri yaygınlaştırılarak devam etmektedir.

Zengin flora yapısından dolayı 20 yılı aşkın süreden beri her yıl bir çok seyyar arıcı ilçemizde konaklanmaktadır.

İlçenin tarım ve hayvancılık potansiyelinin yanı sıra ekonomi ve ticaret alanında da iyi bir potansiyeli vardır. İlçe İstanbul-Van Devlet Karayolu kenarında olması nedeniyle avantajlı bir yerleşim konumundadır.

2005 yılı Haziran ayı sonu itibariyle  mükellef durumu şöyledir:

MÜKELEF ADET
Gelir Usullü Mükellef 188
Basit Usullü Mükellef 253
Kurumlar Vergisi 42

2005 yılı Haziran ayı sonu itibariyle 456.643,13 YTL  vergi tahakkuk etmiş olup, 346.632,46 YTL. tahsil edilmiştir.  Tahsilat oranı  % 76 dir. 

İlçede yoğun bir nüfus artışı gözlenmektedir. İlçede bulunan esnafların dağınık ve uygunsuz yerlerde faaliyet göstermeleri, şehircilik açısından problem doğurmaktadır. Bu problemin giderilmesi amacıyla İlçemiz Dilektepe köyü sınırları içerisinde  2002 yılında temeli atılan Küçük Sanayii Sitesi inşaatının bir an önce bitirilerek faaliyete geçirilmesi İlçemiz açısından önem arz etmektedir.

 

 

DAĞLAR

Bingöl arazisi çok dağlıktır. Yükseklikleri 3000 metreyi aşan dağlar bulunur.Dağlar üzerindeki yaylalar ve düzlüklerin yükseklikleri 2000 metreden aşağı düşmez. Ova niteliğindeki yerler bile 1000 metrenin üzerinde bulunmaktadır. Bingöl ovasının dört tarafı dağ sıralarıyla çevrilidir. Dağların yüksek kısımlarını doruklar, buzul gölleri; etek kısımlarını ise moren kalıntıları kaplar. Dağlar genellikle seyrek ormanlık olup, güney bölümlerinin bazı kısımları çıplaktır. Meşe ormanları dağların 1800 metreden aşağı kısımlarında görülür.

Volkanik sahaların en çok rastlandığı yer Göynük suyu ile Peri Suyu arasındaki bölgedir. Volkanik olan bu bölge çukurluk ve yükseltileriyle dağların genel durumunu bozacak niteliktedir. Ayrıca buradaki dağların bünyesinde kısmen bazalt türünden akıcı,kısmen andezit tipinde kıvamlı lavlar büyük yer tutar. Üçüncü zaman sonlarındaki tektonik olaylar neticesinde kırılmalardan sonra yeryüzüne çıkan lavlar bir örtü gibi etrafa yayılmıştır. Bu arada bazı kırılmalar sonucunda bu örtünün bazı kütleleri çökmüş, bazıları ise yükselmiştir. Bingöl iline adını veren Bingöl Dağları bu zamanda oluşmuştur.

Başlıca Dağ ve Tepeler

Dağın Adı

Yüksekliği (M)

Dağın Adı

Yüksekliği (M)

Bingöl Dağı

3250

Karaömer Dağı

2477

Çötele Dağları

2940

Gerdilek Dağları

2350

Şeytan Dağı

2906

Kuruca Dağı

2260

Çavreş Dağı

2793

Haküstü Dağı

2250

Elbeyi Dağı

2653

Gökdere Dağı

2160

Şerafettin Dağı

2544

Çiriş Dağı

2150

Kaynak: Bingöl İl Envanteri,Bingöl İl Yıllıkları

 

 

VADİLER VE PLATOLAR

Bingöl'ün deniz seviyesinden yüksekliği 1151 m. olduğu için arazinin % 14.4'ü plato ve vadilerden oluşmaktadır.İl toprakları, Doğu Anadolu bölgesinin yüksek platoları ile batıdaki engebeli alan arasında kalan bir geçiş bölgesinde yer almaktadır. Bingöl'de belli başlı en büyük vadiler; Göynük Irmağı ve Murat Irmağı vadileridir. Murat ırmağı vadisi ve Göynük Suyu vadisince uzanan düzlükler dışında İl, hemen hemen bütünüyle dağlıktır. Murat Irmağı vadisi Doğu-Batı doğrultulu, Göynük Suyu vadisi ise Batı-Doğu doğrultulu olup, vadilerde otsu bitkilerin yanısıra papatya ve ısırgan otlarına da rastlanmaktadır. Göynük Suyu vadisi il merkezinde bulunmakta, daha önceleri ilçe merkezi (Muş iline bağlı Çabakçur ilçesi) olan vadi, ilin gelişmesi sonucu sönük bir mahalle halini almıştır. Murat Irmağı vadisini takiben, Demiryolu ve Karayolu ulaşımı, Göynük Suyu ırmağını takiben ise Karayolu ulaşımı sağlanmaktadır.

 

RESiMLERLE BiNGÖL

RESIMLERLE SOLHAN